Yeni alarmın arkasında 30 ve 31 Temmuz’da yaşanan ve Ceuta’nın son yıllardaki en büyük göç krizine dönüşen olaylar bulunuyor.
İspanyol makamları, yaklaşık 72 bin kişinin kısa süre içinde Ceuta’ya düzensiz şekilde geçtiğini açıkladı. Bunların büyük bölümünün daha sonra Fas’a döndüğü veya geri gönderildiği bildirildi. İlk günlerde İspanya İçişleri Bakanlığı geçiş yapanların sayısını 50-60 bin olarak açıklamış, daha sonraki tespitlerle sayı yükseltilmişti.
Krizin bilançosu da ağır oldu. Son resmi verilere göre Ceuta ve çevresindeki İspanya sularında 82 kişinin, Fas tarafında ise en az 14 kişinin hayatını kaybettiği belirlendi. Böylece iki taraftaki resmi can kaybı en az 96’ya yükseldi. Bazı sivil toplum kuruluşları ise gerçek can kaybının daha yüksek olduğunu savunuyor.
Akdeniz kıyısında bulunan Ceuta ve Melilla, Afrika kıtasında yer almalarına rağmen İspanya’ya bağlı iki özerk şehir ve aynı zamanda Avrupa Birliği’nin Afrika’daki kara sınırları arasında bulunuyor.
Fas yönetimi iki kent üzerinde egemenlik iddiasında bulunurken Madrid, Ceuta ve Melilla’nın İspanya’nın ayrılmaz parçası olduğunu belirtiyor.
Fas Adalet Bakanı Abdellatif Ouahbi’nin son kriz sırasında iki kentin statüsünü yeniden gündeme getirmesinin ardından İspanya hükümeti 12 Ağustos’ta egemenlik konusunun müzakereye açık olmadığını açıkladı. İspanya Savunma Bakanı Margarita Robles de Ceuta ve Melilla’nın İspanyol toprağı olduğunu vurguladı.



