Uygulanan test, Audrey ve Arthur Kermalvezen’in akraba olmadığını kesinleştirdi.
Elde edilen DNA verileri, 2017 yılının Noel gününde Arthur Kermalvezen’in donörüyle ilk teması kurmasını sağladı.
Audrey Kermalvezen ise test sonuçlarını incelediğinde, mahkemede savunmasını üstlendiği Sophie isimli kadınla biyolojik kardeş olduğunu tespit etti.
Köken hakkı için mücadele eden 10 kişilik bir grup aktivistin birlikte yaptırdığı testler sonucunda; Audrey Kermalvezen, erkek kardeşi Peter, mahkemedeki müvekkili Sophie ve Sophie’nin erkek kardeşi David’in aynı donörden dünyaya geldiği anlaşıldı. Bu tablo, aynı donörden doğan bireylerin birbirleriyle karşılaşma riskinin boyutunu gösterdi.
Audrey Kermalvezen, genetik eşleşmeler neticesinde bir Amerikalı üzerinden donörü olan Philippe adlı kişiye ulaştı. Donörün hayatını kaybettiğinin öğrenilmesi üzerine Audrey Kermalvezen’in annesi, Philippe’in ailesine bir mektup yazarak verilen “ölçülemez hediye” için teşekkür etti.
Gerçekleşen aile buluşmasında Philippe’in fotoğraf ile video kayıtlarına erişen Audrey Kermalvezen, biyolojik ailesinin sağlık geçmişini de öğrenme imkânı buldu.
Audrey Kermalvezen’in hukuki mücadelesi ile Arthur Kermalvezen’in yayımladığı kitap, Fransa’daki donör mevzuatının esnetilmesine katkı sağladı.
Yapılan yasal düzenlemeyle birlikte, Nisan 2025 tarihinden itibaren donör yoluyla dünyaya gelen bireyler yetişkinlik çağına ulaştıklarında donörlerinin kimlik bilgilerini talep etme hakkına kavuşacak.
Evde DNA testi yasağının hâlen sürdüğü ülkede mücadelesine devam eden Audrey Kermalvezen, “Her insanın kökenlerini bilme ve kendi hikâyesini öğrenme hakkı vardır” ifadesini kullandı.






