Iowa, Texas, Alaska, Arkansas, Kansas ve Tennessee eyaletlerinden aday olan bu isimlerin büyük çoğunluğu siyasete yeni adım atıyor ve aralarından üçü kadınlardan oluşuyor.
Buna karşılık adaylar, İncil’i Cumhuriyetçilerin elinden geri almayı ve Hristiyan öğretilerini göçmenler ile yoksullar lehine daha liberal politikaları desteklemek için kullanmayı hedefliyor.
Adaylar arasında öne çıkan isimlerden biri, Texas’ta Senato koltuğu için yarışan 37 yaşındaki Presbiteryen ilahiyat öğrencisi James Talarico olarak göze çarpıyor.
Tamamen muhafazakar ve Cumhuriyetçilerin yönetimindeki bir eyalette, kutsal kitap öğretileriyle süslediği konuşmaları, onun geniş kitlelere ulaşmasını sağlıyor.
Talarico, gerçekleştirdiği konuşmalardan birinde, “İsa’ya neyin hakaret olduğunu bilmek ister misiniz? Milyarderlerin vergilerini düşürürken hastaları sağlık sisteminin dışına itmek” ifadelerini kullandı.
Cumhuriyetçilerin beyaz Hristiyan seçmenler üzerinde bu denli hakimiyet kurmasının nedenlerinden biri, Demokratların zaman içinde işçi sınıfının partisi kimliğinden sıyrılarak dinin pek rağbet görmediği seküler bir elit kesimle özdeşleşmesi olarak değerlendiriliyor.
Demokratik Ulusal Komite bünyesindeki Dinler Arası Konseyin Eş Başkanı Indira Duggirala, “Demokrat siyasetindeki dini alanda bir boşluk oluştuğunu” kabul etti.
Dini hassasiyetleri olan bu adayların tamamen doğal bir süreçte ortaya çıktığını belirten Duggirala, bu durumun memnuniyet verici bir gelişme olduğunu kaydetti.
Hükümetin mutlaka seküler kalması gerektiğinin altını çizen Duggirala, AFP’ye verdiği demeçte, “Hem Demokrat hem de dindar olmakta hiçbir sakınca yok” dedi.





